19.03.2008

İNGİLİZCE GÜNLÜK YAŞAM

İngilizce Günlük Hayat Terimleri



Merhaba.

Günaydın.

Tünaydın.

İyi günler.

İyi akşamlar.

İyi geceler.

Bir şey değil.

Nasılsınız?

Sağolun, iyim.

Hanım.

Bey.

Lütfen.

Affedersiniz.

Acıktım.

Susadım.

Kayboldum.

Tamam.

Önemli.

İmdat.

Hoş geldiniz.

Teşekkür ederim.

Allahısmarladık

Güle güle.

Yine görüşürüz.

Acele et.

Anlıyorum.

Anlamıyorum.

Biliyorum.

Bilmiyorum.

İstiyorum.

İstemiyorum.

Bana yardım edin.

Dün.

Bugün.

Yarın.

Sabah.

Öğle.

Akşam.

Gece.

Burada.

Şurada.

Orada.

Sağda.

Solda.

Önde.

Arkada.

İlerde.

Tam karşıda, dosdoğru.

Elimde var.

Elimde yok.

Nerelisiniz?

Türküm.

Türkiyeliyim.

Nerede kalıyorsunuz ?

Tanıştığımıza memnun oldum

Ben de memnun oldum

Nasıl yardımcı olabilirim ?

Buyrun ne istemiştiniz ?

Almanya'dan geliyorum.

İtalya'nım.

Hello.

Good morning.

Good afternoon.

Have a nice day.

Good evening.

Good night.

You're welcome.

How are you?

Thank you. I'm fine.

Mrs.

Mr.

Please.

Excuse me.

I'm hungry.

I'm thirsty.

I'm lost.

Ok.

That's important

Help!

Welcome

Thank you.

Bye bye.

Good bye.

See you later.

Hurry up.

I understand.

I can't understand.

I know.

I don't know.

I want.

I don't want.

Help me.

Yesterday.

Today.

Tomorrow.

Morning.

Afternoon.

Evening.

Night.

Here.

There

There

On the right.

On the left.

On the front.

At the back.

Ahead.

straight ahead.

yes, on hand.

no, not on hand.

Where are you from?

I'm Turkish.

I'm from Turkey.

Where are you staying?

Nice to meet you.

Nice to meet you, too.

How can i help you?

What would you like?

I'm coming from Germany.

I'm Italian.


ATATÜRK'ÜN SON SÖZLERİ (İNGİLİZCE)

Atatürk's Last Will

I hereby bestow all my spiritual and material posessions, all real estate in Cankaya as well as all movables and valuables in my posession upon the Rebublican People's Party under following conditions:

1. My property shall, as is presently the case, accumulate interest at İş Bank.

2. As long as their relations remain honorable and as long as they live, Makbule shall receive one thousand liras a month, Afet 800, Sabiha Gökçen 600, Ülkü 200 and Rukiye and Nebile 100 liras each from the interest, as in every year till now.

3. Also, enough money to buy accommodation shall be given to Sabiha Gökçen.

4. As long as she lives, Makbule may continue residence at the house in Çankaya in which she is presently living.

5. İsmet İnönü's children shall be supported in their needs in connection with the completion of their education.

6. Every year, half of the remaining interest shall be transferred to the Councils for the Turkish Language and for Turkish History

K. Atatürk

ATATÜRK'ÜN BAZI İNGİLİZCE SÖZLERİ

In order to stave off covetouness, greed, and spite, citizens world over must be educated.


We do not consider our principles as dogmas contained in books said to come from heaven. We derive our inspiration, not from heaven, or the unseen world, but directly from life.


It was when I entered the military preparatory school and put on its uniform, that a feeling of strength came to me, as if I had become master of my own destiny.


My people are going to learn the principles of democracy the dictates of truth and the teachings of science. Superstition must go. Let them worship as they will, every man can follow his own conscience provided it does not interfere with sane reason or bid him act against the liberty of his fellow men.


Those heroes that shed their blood and lost their lives.. you are now lying in the soil of a friendly country. Therefore rest in peace. There is no difference between the Johnnies and the Mehmets to us where they lie side by side here in this country of ours.. You the mothers who sent their sons from far away countries wipe away your tears. Your sons are now living in our bosom and are in peace. Having lost their lives on this land they have become our sons as well


“ Science is the most reliable guide in life “

“ Peace at home, and peace in world “

“ Liberty and independence are my character “

“ Unconditional, unrestricted sovereignty belongs to the nation “

“ To me, the dictator is one who makes others succumb to his will. I would like to role not by breaking hearts but rather by winning them “

“ The press is the nation’s shared voice. Yt is an innovator, a school and a power in itself “

“ Full pleasure and happiness in life can be found only in working for the honor and happiness of future generations “

“ We must be independent from the standpoint of religion, as well"

“ Religion is an issue of conscience. Everyone is free to conform to the commands of their conscience. We show respect for religion. We are not against a way of thinking of thoughts. We are only trying not to mix relegious affairs with the affairs of nation and the state; we are avoiding reactionary actions that are based on evil intent and deed “

“ My people may bury me wherever the wish, as long as they do not forget me “


Where there is no freedom, there is death and destruction.

I've got to drink: my mind keeps on working hard and fast to the point of suffering. I have to slow it down to rest it at times.

“A nation which makes the final sacrifice for life and freedom does not get beaten”

“Sovereignty is not given, it is taken.”

“A nation devoid of art and artists cannot have a full existence.”

“They don't let us inside... they don't give us a chance to put our case. They forget those of the Turkish nation killed by Armenians,”

“We will file a legal complaint against all of those people behind this conference,”

“Justice is the infrastructure of proprietorship.”

BİN SAFAHAT

Türkiye'nin her tarafında Safahat okuyoruz arkadaşlar!
Üniversiteli arkadaşların öncülüğünde Safahat okuma grupları oluşturuyoruz.
Grubunuz iki kişiden de oluşabilir, kırk kişiden de! İster bangır bangır okursun, ister hafif sesle.
İster kampüste oku, ister yurtta, ister camide, ister evde!
Haftada bir, on beş dakika Safahat okuyoruz. Sen de katıl, sen de bir grup kur! Al eline Safahat'ı!

GRUBUNU KURABİLMEK İÇİN
http://www.binsafahat.com/2008/03/04/mehmet-akif-hastaoglu-istanbul/

Öğrencinin Ders Çalışma Ortamı Nasıl Olmalı?

Öğrencinin Ders Çalışma Ortamı Nasıl Olmalı?

Başarıya giden yolda öğrencilerin kendilerine ait bir ders çalışma ortamı olmalı. Uzmanların görüşüne göre, çalışma ortamında aydınlanmadan ısınmaya fiziki şartlara kadar her şeye dikkat edilmesi gerekiyor.

Öğrencinin nasıl bir çalışma odasına sahip olması gerektiği konusunda uzmanlar şu konularda birleşiyor: “Ders çalışma masası cam kenarında olmamalı böylece güneş ışığının rahatsız edici etkisinden kurtulur, aynı zamanda dışarıdaki olayların (basketbol, futbol, güzel hava, bahçeler ve benzeri) dikkati dağıtılması engellenir. Işık kaynağı arkadan gelmemeli ki gölge masanın ve ders kitaplarının üzerine düşüp rahatsız etmesin. Oda sıcaklığı çalışmaya uygun olmalı; sıcak ve soğuk olmamalı. Tavsiye edilen oda sıcaklığı 20–25 derece arasıdır. Çalışma odası sık sık havalandırılmalı ve sessiz olmalıdır. İyi bir çalışma ortamında kaynak kitap, sözlük, cetvel gibi eğitim araçları her an elinizin altında bulunması gerekir. En verimli ders çalışma masa başında gerçekleştirilir. Kaykılarak, yatarak ders çalışmak en kısa sürede öğrenciyi gevşetir, ders çalışma isteğini yok eder. Çalışma yeri derli toplu, yalın, elden geldiğince sabit ve sakin olmalıdır. Lüzumsuz şeyler, fazlalıklar konsantrasyonu bozar.”

Ayrıca ders çalışırken müzik dinlenmemeli, odada sanatçıların resimleri, takım posterleri veya arkadaş ve ailelerinizle çektirdiğiniz fotoğraflar olmamalı. Bu tip fotoğrafların öğrencinin zihnini dağıtacağını ve hayal dünyasına sürükleyeceğini kaydeden uzmanlar, ders çalışılan odada televizyon seyredilmesinin de sakıncalarına değiniyor. Herkes kendine ait ayrı bir çalışma odasına sahip olamayabilir. Bu durumda yapılacak iş çalışma ortamını düzenlemek. Aynı odada daha sakin bir köşede bir çalışma masasıyla sorun halledilebilir. Çalışmanın teşviki bakımından televizyon, radyo açılmamalı, mümkün olduğu kadar sessiz olunmalı. Bütün bunların yanında, başarılı bir öğrenci her ortamda çalışmayı öğrenmeli. Teneffüs arasında, kütüphanede, durakta otobüs beklerken, otobüste yolculuk yaparken hep boş vaktini değerlendirmenin yollarını aramalı.

16.03.2008

MATEMATİK BİLGİLER -TEST-KONU ANLATIM-ETKİNLİK

> > > ZAMBAK MATEMATİK ETKİNLİKLERİ>> > > Kitabın sayfaları siyah beyaz formatta taranmıştır.>> > > 1. Ünite ======> Zambak matematik Etkinlikleri 6. sınıf :> > > <http://rapidshare.com/files/21612774/matematik_etkinlikleri_zambak_1....>>> > > 2. Ünite ======> Zambak matematik Etkinlikleri 6. sınıf :<http://rapidshare.com/files/21615088/matematik_etkinlikleri_zambak_2....>>> > > 3. Ünite ======> Zambak matematik Etkinlikleri 6. sınıf :<http://rapidshare.com/files/21616987/matematik_etkinlikleri_zambak_3....>>> > > 4. Ünite ======> Zambak matematik Etkinlikleri 6. sınıf :> > > <http://rapidshare.com/files/21620443/matematik_etkinlikleri_zambak_4....>>> > > 5. Ünite ======> Zambak matematik Etkinlikleri 6. sınıf :<http://rapidshare.com/files/21622002/matematik_etkinlikleri_zambak_5....>>> > > renkli formatta>> > > Renkli ======> Zambak matematik Etkinlikleri 6. sınıf :> > > <http://rapidshare.com/files/22384582/zambak_etkinlik_tamam__305_.pdf....>>> > > Arkadaşlar 6. sınıf test sıkıntısı çekenler bu testleri hemen indirsin.> > > Hepsi yeni müfredat sistemine göre hazırlanmış 2007 baskıları>> > > *Link======> Birkent Yayınları 6. sınıf Matematik testleri *<http://rapidshare.com/files/21609614/birkent.pdf>>> > > *Link======> Morpa Yayınları 6. sınıf Matematik testleri *<http://rapidshare.com/files/21610341/morpa.pdf>>> > > *Link======> Beyin Fırtınası Yayınları 6. sınıf Matematik testleri *<http://rapidshare.com/files/21609085/beyin_f__305_rt__305_nas__305_.pdf>>> > > *Link======> Tümay Yayınları 6. sınıf Matematik testleri *<http://rapidshare.com/files/21611212/tuemay.pdf>>> > > *Link======> Mavi Beyaz Yayınları 6. sınıf Matematik testleri*<http://rapidshare.com/files/21609969/mavi_beyaz.pdf>>> > > *Link======> 6. sınıf anafen dergisi matematik 1.sayı *<http://rapidshare.com/files/18346234/6.s__305_n__305_f_anafen_1._say_...>>> > > *Link======> 6. sınıf anafen dergisi matematik 2.sayı *<http://rapidshare.com/files/18352640/6.s__305_n__305_f_anafen_2._say_...>>> > > *Link======> 7. sınıf anafen dergisi matematik 1.sayı *<http://rapidshare.com/files/18359087/7._s__305_n__305_f_anafen_1.say_...>>> > > *Link======> 7. sınıf anafen dergisi matematik 2.sayı *<http://rapidshare.com/files/18368738/7._s__305_n__305_f_anafen_2.say_...>>> > > 6. sınıf MEB matematik Ders kitabının taratılmış Hali>> > > *Link======> 6. sınıf Ders Kitabı 1.Ünite *<http://rapidshare.com/files/62708909/1._uenite_6._s__305_n__305_f_der...>>> > > *Link======> 6. sınıf Ders Kitabı 2.Ünite *<http://rapidshare.com/files/62711565/2._uenite_6._s__305_n__305_f_der...>>> > > *Link======> 6. sınıf Ders Kitabı 3.Ünite*<http://rapidshare.com/files/62713684/3._uenite_6._s__305_n__305_f_der...>>> > > Yeni Müfredat Sistemi 7. sınıf Matematik Öğrenci Kitabı, Öğrenci Çalışma> > > kitabı ve Öğretmen Kılavuz kitabı:>> > > *Link======> 7. Sınıf matematik Öğretmen Öğrenci ve Çalışma kitabı 1. ve> > > 2. ünite *<http://ttkb.meb.gov.tr/ogretmen/modules.php?name=Downloads&d_op=getit...>>> > > *Link======> 7. Sınıf matematik Öğretmen Öğrenci ve Çalışma kitabı 3.> > > ünite*<http://ttkb.meb.gov.tr/ogretmen/modules.php?name=Downloads&d_op=getit...>>> > > Zirve Dergisinin Matematik Yaprak Testleri 72 adet>> > > İndir<http://rapidshare.com/files/7710557/zirve_oks_matematik_yaprak_testle...>>> > > *Samanyolu Kolejinin Kullandığı Matematik Afişleri.*>> > > *TIkla İndir<http://rapidshare.com/files/7700404/matematik_afisleri.rar>>> > > **İlköğretim Matematik Testleri>> > > **Link======> Anafen 8. sınıf konu bitirme testleri pdf formatında : *<http://rapidshare.com/files/16291069/Anafen_8._sinif_konu_bitirme_tes...>>> > > *Link======> 6. sınıf Anafen konu testleri. 16 adet test pdf formatında:> > > *<http://rapidshare.com/files/16263346/Anafen6.s__305_n__305_fkonutesti...>>> > > *Link======> 7. sınıf Anafen etüt testleri. 16 adet yaprak test pdf> > > formatında *<http://rapidshare.com/files/16264377/Anafen_7.s.etut_testi.pdf>>> > > *Link======> 7. sınıf Anafen konu testleri. 36 adet yaprak test pdf> > > formatında *<http://rapidshare.com/files/16272830/Anafen_7._sinif_konu_testi.pdf>>> > > *Link======> 8. sınıf Anafen çalışma testleri. 36 adet yaprak test pdf> > > formatında *<http://rapidshare.com/files/16275702/Anafen_8._sinif_calisma_testi.pdf>>> > > *Link======> 8. sınıf Işık dersaneleri konu testleri : *<http://rapidshare.com/files/16294677/isik_dersaneleri_8._sinif_konu_t...>>> > > *Link======> 7. sınıf Işık Dersaneleri konu testleri *<http://rapidshare.com/files/16295956/isik_dersaneleri_7.sinif_konu_te...>>> > > *Link======> 8. sınıf kariyer dersaneleri konu testleri : *<http://rapidshare.com/files/16386798/kariyer_Dersaneleri_8._sinif_kon...>>> > > *İlköğretim matematik kitapları>> > > Link======> OKS Anafen Yayınları konu anlatımlı matematik kitabı :> > > <http://rapidshare.com/files/16439430/anafen_konu_anlatimli_ders_kitab...>>> > > Link======> OKS Güvender yayınları konu anlatımlı matematik kitabı :> > > <http://rapidshare.com/files/16442464/gvvender_matematik_konu_anlatiml...>>> > > Link======> OKS körfez yayınları matematik soru bankası :> > > <http://rapidshare.com/files/16532113/matematik_korfez_soru_bankasi.pdf>>> > > Link======> OKS F.D.D. Yayınları matematik soru bankası :> > > <http://rapidshare.com/files/16533628/FDD_MAT.SORU_BANKASI.pdf>>> > > Link======> OKS Fen Bilimleri yayınları matematik soru bankası :> > > <http://rapidshare.com/files/16534365/fen_bilimleri_yayinleri_soru_ban...>>> > > Link======> OKS sigma yayınları matematik soru bankası :> > > <http://rapidshare.com/files/16536336/sigma_yayinlari_soru_bankasi.pdf>>> > > Link======> OKS Tümay matematik konu anlatımlı matematik kitabı :> > > <http://rapidshare.com/files/16538783/Tumay_oks_Matematik.pdf>>> > > Link======> OKS Yenirenk Dersaneleri konu anlatımlı matematik Kitabı:<http://rapidshare.com/files/16545088/YEN__304__RENK_KONU_ANL.MAT..pdf>>> > > Link======> OKS Yenirenk Dersaneleri soru bankası:> > > <http://rapidshare.com/files/16547705/yeni_renk_matematik_soru_bankas_...>>> > > Link======> OKS Zafer yayınları soru bankası:> > > <http://rapidshare.com/files/16551963/ZAFER_YAYINLARI-SORU_BANK..pdf>>> > > **Geometri Konu Anlatımları*>> > > *Link======> 1. Geometrik kavramlar *<http://www.nuveforum.net/index.php?action=dlattach;topic=10016.0;atta...>>> > > *Link======> 2. Üçgenler *<http://www.nuveforum.net/index.php?action=dlattach;topic=10016.0;atta...>>> > > *Link======> 3. Üçgende açı kenar bağıntıları *<http://www.nuveforum.net/index.php?action=dlattach;topic=10016.0;atta...>>> > > *Link======> 4. Üçgende Açıortay Bağıntıları *<http://www.nuveforum.net/index.php?action=dlattach;topic=10016.0;atta...>>> > > *Link======> 5. Özel Üçgenler*<http://www.nuveforum.net/index.php?action=dlattach;topic=10016.0;atta...>>> > > *Link======> 6. Üçgende Benzerlik*<http://www.nuveforum.net/index.php?action=dlattach;topic=10016.0;atta...>>> > > *Link======> 7. Üçgende Alan *<http://www.nuveforum.net/index.php?action=dlattach;topic=10016.0;atta...>>> > > *Link======> 8. Çokgenler*<http://www.nuveforum.net/index.php?action=dlattach;topic=10016.0;atta...>>> > > *Link======> 9. Yamuk *<http://www.nuveforum.net/index.php?action=dlattach;topic=10016.0;atta...>>> > > *Link======> 10. Parelelkenar Eşkenar Dörtgen *<http://www.nuveforum.net/index.php?action=dlattach;topic=10016.0;atta...>>> > > *Link======> 11. Dikdörtgen *<http://www.nuveforum.net/index.php?action=dlattach;topic=10016.0;atta...>>> > > *Link======> 12. Çemberler*<http://www.nuveforum.net/index.php?action=dlattach;topic=10016.0;atta...>>> > > *Link======> 13. Dairenin çevresi*<http://www.nuveforum.net/index.php?action=dlattach;topic=10016.0;atta...>>> > > *Link======> 14. Teğet - Kiriş *<http://www.nuveforum.net/index.php?action=dlattach;topic=10016.0;atta...>>> > > *Link======> 15. Analitik Geometri 1*<http://www.nuveforum.net/index.php?action=dlattach;topic=10016.0;atta...>>> > > *Link======> 15. Analitik Geometri 2*<http://www.nuveforum.net/index.php?action=dlattach;topic=10016.0;atta...>>> > > *Link======> 16. Uzay Geometrisi *<http://www.nuveforum.net/index.php?action=dlattach;topic=10016.0;atta...>>> > > *Link======> 17. Dik prizmaların Alan ve Hacimleri 1 *<http://www.nuveforum.net/index.php?action=dlattach;topic=10016.0;atta...>>> > > *Link======> 17. Dik prizmaların Alan ve Hacimleri 2 *<http://www.nuveforum.net/index.php?action=dlattach;topic=10016.0;atta...>>> > > *Link======> 18. Piramitler *<http://www.nuveforum.net/index.php?action=dlattach;topic=10016.0;atta...>>> > > *Link======> 19. Geometrik Yer *<http://www.nuveforum.net/index.php?action=dlattach;topic=10016.0;atta...>>

17.02.2008

İŞTA VATAN İŞTE ATATÜRK

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK HAKINDA EN ÇOK KONUŞULAN ŞİİR


"Ey milletim, Ben, Mustafa Kemal'im... Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim, Hâlâ en hakiki mürşit, değilse ilim, Kurusun damağım, dilim. Özür dilerim... Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
*
Özgürlük hâlâ, En yüce değer Değilse eğer... Prangalı kalsın diyorsanız, köleler... Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
*
Yoksa, çağdaş medeniyetin bir anlamı, Ortaçağa taşımak istiyorsanız zamanı, Baş tacı edebiliyorsanız Sanatın içine tüküren adamı... Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
*
Yetmediyse acısı, şiddetin, savaşın. Anlamı kalmadıysa Yurtta sulh, dünyada barışın. Eğer varsa ödülü, silahlanmayla yarışın.Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
*
Özlediyseniz fesi, peçeyi. Aydınlığa yeğliyorsanız, kara geceyi. Hâlâ medet umuyorsanız Şıhtan, şeyhten, dervişten. Şifa buluyorsanız, Muskadan, üfürükçüden... Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
*
Eşit olmasın diyorsanız, kadınla erkek... Kara çarşafa girsin diyorsanız, Yobazın gazabından ürkerek... Diyorsanız ki, okumasın kadınımız, kızımız; Budur bizim alın yazımız... Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
*
Fazla geldiyse size, Hürriyet, Cumhuriyet... Özlemini çekiyorsanız, Saltanatın, sultanın... Hâlâ önemini anlayamadıysanız, Millet olmanın... Kul olun, ümmet kalın, Fetvasını bekleyin, Şeyhülislamın... Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi. RAHAT BIRAKIN BENİ..." S. Apaydın

3.01.2008

Eyalet Askeri

Tanzimat'tan önceki dönemde Osmanlı askeri teşkilatında ordunun iki bölümünden birine verilen ad.
Diğerine "Kapı kulu" denirdi. Eyalet ve sancaklar gelirlerinin büyük bir bölümünü teşkil eden aşar, ferağ ve intikal harçları tımar, zeamet ve has adı ile vezirler ile diğer devlet büyüklerine bırakılmış ve bunların geliri ölçüsünde sefer zamanında gerektiği kadar asker çıkarmaları kanun ile belirlenmiştir. Bu bakımdan eyalet askerleri, kapıkulu askerinden fazla miktarda idiler. Beylerbeyi ve sancak beyleriyle, ümera, sulh zamanında "daire halkı" adı altında maiyetlerinde bir askeri kuvvet bulundururlardı. Ancak, bazı eyalet ve sancakların öşür ve diğer gelirleri doğrudan doğruya Devlet Hazinesi adına toplanır, memleketin muhafazası için gerekli askerlerin salyanesi de bu gelirden ödenirdi. Eyalet askerleri sulh zamanında silah altında bulunduğu gibi, sonraki redif ve mustahfız askeriyle birlikte sefer zamanında silah altına alınırlardı. Eyalet askeri, yerli kulu piyadesiyle serhat kulu ve topraklı adını taşıyan süvari askerinden meydana gelirdi. Yerli kulu piyadesi beylerbeyilerle sancakbeylerinin yönetiminde idiler. Zabitleri de bunlar tarafından tayin edilir, maaşları eyalet veya sancağın idare şekline göre kendileri veya Devlet Hazinesi tarafından dağıtılırdı. Bu piyadeler beş sınıftan meydana geliyordu. Azep, sekban, icareli, lağımcı, müsellem.
Büyük eyalet merkezlerindeki Yeniçeriler, kalelerde müstahdem yamakları adındaki mustahfız askerleri de bu kısma dahildi. Serhadkulu, serhadlerde müstahdem daimi süvari askeriydi. Bunlar önceleri üç sınıftı: Deli, gönüllü, beşli. Daha sonra levend ve hayta adıyla iki sınıf daha ilave edilmiştir. Topraklı süvariler, tımar, zeamet ve has sahipleriyle bunların sefer zamanında kanun gereği çıkarmak zorunda oldukları cebelilerden oluşurdu. Sulh zamanında devlet tarafından kendilerine verilen toprağın hasılatıyla geçimlerini sağladıklarından bunlara Topraklı adı verilmiştir.
Sancaklarda bulunan tımar ve zeamet sahibi ile cebeliler sefer zamanında sancakbeyinin bayrağı altında toplanırlar, sancakbeyleri de bağlı oldukları eyalet paşasının komutası altında sefere giderlerdi.
Sefere memur olarak tımarlıların onda biri memleket hizmetinde bulunmak, gidenlerin dirlik işlerini gidermek üzere sancaklarında kurucu adıyla kalırlardı. Süvari askerinin sefer zamanında iaşesi de tımar, zeamet ve has sahiplerine aitti.

2.01.2008

BASKETBOL SAHA ÖLÇÜLERİ

BASKETBOL OYUN KURALLARI

Tarihçe [değiştir]
Basketbol, ABD'nin Massachusetts eyaletinde, Springfield Genç Erkekler Hıristiyan Birliği (YMCA) Eğitim Okulu'nda beden eğitimi öğretmeni olan James Naismith tarafından 1891'de yaratılmıştır. Atlet ve beyzbolculara kış antremanı yaptırmak amacıyla geliştirilen bu oyunda amaç, tahtadan yapılmış sepetlere topun sokulmasıydı.İlk oynayış şeklinde, 7 kişilik iki takım arasında 20'şer dakikalık üç devre üzerinden oynanmıştır. Oyunun asıl hedefini sepetler oluşturduğundan, Dr. Naismith tarafından bu oyuna "sepet topu" anlamına gelen BASKETBOL adı verilmiştir.
Basketbol, yaratılmasından kısa bir süre sonra YMCA'yı aşarak bütün okullara, üniversitelere ve hatta semtlerde bulunan cimnastik salonlarına kadar yayılmıştır.Gençlerde bu spora karşı uyanan istek ve heyecanda kulüpleri basketbol şubeleri açıp takımlar kurmaya zorlamış ve böylece basketbol,Amerika'nın en popüler ulusal oyunu haline gelmiştir.
Basketbolun Avrupa'daki ilk denemesi, 1893 yılında Paris'in Trevise sokağındaki eski bir jimnastik salonunda yapılmıştır.Daha sonraları, özellikle Birinci Dünya Savaşı sırasında, basketbolun Avrupa'da yayılmasında Amerikalı askerlerin büyük etkisi olmuştur.Hızla gelişme gösteren basketbol böylece Avrupa'da en gözde sporlar arasında yerini almıştır. Amerika, 1897 yılında erkeklerde, ardından 1900 yılında bayanlar arasında ilk milli basketbol şampiyonlarını düzenleyerek, bu sporu ülke çapında popüler hale getirmiştir.Amerikalılar milli spor olarak benimsedikleri basketbolu, 1904 St. Louis Olimpiyat Oyunları'nda kulüp takımları arasında maçlar düzenleyerek, Olimpiyat Oyunları'na katılan tüm ülkelere tanıtmışlardır.1905 yılında dünyanın en büyük spor salonlarından New York Madison Square Garden, kapılarını basketbola açmıştır.
Uzakdoğu'da da 1913 yılından itibaren karşılaşmalar yapılmaya başlanmıştır.Böylece bu oyun birkaç yıl içinde Kanada, Fransa, İngiltere, Avustralya, Çin ve Hindistan başta olmak üzere, tüm dünya ülkelerine hızla yayılmış, özellikle büyük kentlerdeki geniş spor alanlarında yapılan üniversiteler arası karşılaşmalar, basketbolun seyirlik spor olarak yayılmasında önemli katkılar sağlamıştır.Uluslararası Amatör Basketbol Federasyonu (FIBA),uluslararası karşılaşmaları yönetmek amacıyla, 20 Haziran 1932'de İsviçre'nin Cenevre şehrinde İsviçre, Yunanistan, İtalya, Portekiz, Arjantin, Romanya ve Çekoslovakya Basketbol Federasyonları'nın işbirliği ile oluşturulmuştur.FIBA her dört yılda bir, Olimpiyat Oyunları'nın düzenlendiği şehirde toplanarak, basketbolu daha çekici hale getirmek için gerekli kural değişikliklerini yapmaktadır.
Avrupa Basketbol Şampiyonası 1935 yılında başlamış olup, 2 yılda bir düzenlenmektedir.Amatör bir spor dalı olarak basketbol, ilk kez 1936'da Berlin'de düzenlenen Olimpiyat Oyunları'na dahil edilmiştir.1951 yılında başlayan Erkekler Dünya Şampiyonası'nı 1953'te Bayanlar Dünya Şampiyonası izlemiş, Olimpiyat Oyunları'na basketbol dalında bayanlar ilk kez 1976'da katılmışlardır.Avrupa ligi ise 1995-96 sezonunda başlamıştır.

Basketbol saha ölçüsü [değiştir]
Basketbol çoğunlukla kapalı salonda oynanır. Dikdörtgen biçimindeki basketbol alanının tabanı sert tahtadan yapılır. Alanın boyutları değişiklik göstermekle birlikte, ideal boyutlar 28 m x 15 m'dir. Oyun alanı bir orta çizgiyle ikiye ayrılır. Bu çizginin tam ortasında, orta yuvarlak denen bir daire çizilidir. Basketbol alanının karşılıklı olarak kısa kenar çizgilerinde birer pota bulunur. Pota, kenar çizgisinden 1,2 metre içeridedir ve 1,8 m x 1,2 m boyutlarındadır ve çoğunlukla cam beyazı plastik kullanılır panyalarda. Pota üzerinde, yerden 3,05 metre yükseklikte bir sepet bulunur. Sepet, 45 cm çapında demir bir çember ile buna asılı, alt kısmı açık, beyaz bir fileden oluşur. Basketbol elle oynanır ve atılan top yukarıdan çembere girip fileden geçerek aşağıya düşünce sayı olur. Basketbol topunun çevresi yaklaşık 75-78 cm, ağırlığı 600-650 gramdır.

Kurallar [değiştir]

FIBA standardında bir basketbol sahası
Basketbol müsabakaları iki hakem tarafından yönetilir. Misafir takım sahayı seçme hakkına sahiptir. Her devreden sonra saha değişimi yapılır. Oyun, orta saha çizgisinde her takımdan birer oyuncu arasında yapılan hava atışı ile başlar. Hava atışına çıkan oyuncular, topu tek elleri ile takım arkadaşlarına kazandırma hedefini taşır. Oyun, 10'ar dakikalık dört periyottan oluşur. Beraberlik durumunda uzatma periyodu oynanır. Her takım ilk üç periyotta ve uzatma periyodunda 2'şer dakikalık bir, dördüncü periyotta iki mola hakkına sahiptir. İkinci ile üçüncü periyot arasında 15 dakikalık devre arası verilir. Hücum eden takım, kendi sahasını 8 saniye içinde terk etmek, 24 saniye içinde de hücumunu tamamlamak zorundadır, aksi halde top kullanma hakkı rakip takıma geçer. Oyuncu topla birlikte, top sürme (dribbling), pas atma (passing), şut atma (shooting) aktivitelerini yapma şansına sahiptir. Bir oyuncu top sürerken, topu eline alarak durdurursa, tekrar top sürme şansına sahip değildir; topu istediği yöne ve kişiye pas ya da şut atmak zorundadır. Her takım 5 kişiden oluşur ve takımların sınırsız oyuncu değişikliği hakkı vardır. Eğer faul hakkını doldurmamışsa, her çıkan oyuncu tekrar oyuna dahil olabilir. Bir takımdaki beş oyuncudan genellikle biri post(orta),ikisi guard(point guard,shooting guard)ikisi de forvet(içeriye yardım eden power forvet ve small forvet) oyuncusudur. Ayrıca bu 5linin değişik varyasyonları da görülebilir.(1guard,2forvet,2uzun; 2guard,1forvet,2uzun) Oyunu bir baş hakem ve yardımcı hakem olarak iki hakem yönetir. Her oyuncu beş faulle oyun dışında kalır, tekrar o maç için oyuna dahil olamaz. Her oyuncunun bireysel olarak yaptığı faul sayısının toplamı, takım faullerini de belirler. Toplamda dört takım faulüne ulaşan takımın daha sonra yaptığı her faul, karşı takıma serbest atış kullanma hakkı kazandırır. Hakem tarafından durdurulmadıkça, top potadan veya çemberden dönerse oyun devam eder. Ayrıca, oyuncu sahayı belirleyen çizgilerin dışına temas etmedikçe, top oyun çizgilerinin dışına değmeden havadan saha çizgisinin dışına çıksa dahi, oyuncu topu içeri çevirebilirse de oyun devam eder. Her sayı atışından sonra veya hakemin düdüğü çalmasının ardından, oyun ve oyun zamanı durur. Sayı yiyen takımın pota gerisindeki çizgi arkasından topu oyuna sokması ile hem zaman hem de oyun tekrar başlar. Oyun içindeki diğer durumlara göre, hakemin gösterdiği yerlerden, top oyuna sokulur. Üç sayı çizgisi içinden yapılan her başarılı atış iki sayı, üç sayı çizgisi gerisinden yapılan her başarılı atış üç sayı olarak değerlendirilir. Faullerden veya kural ihlallerinden dolayı kazanılan başarılı serbest atışlar bir sayı olarak değerlendirilir. Oyuncular iki durumda cezalandırılır: 1- Bireysel kural ihlalleri 2- Faul yapılan durumlar. Kural ihlali veya hatası (hatalı yürüme, topun çizgi dışına çıkması, hücum oyuncusunun üç saniyeden fazla post içinde durması v.b) top kullanma hakkını karşı takıma verir. Yapılan bireysel fauller ( itme, çekme, vurma, tutma v.b) ise oyuncunun faul cezası almasını sağladığı gibi faulün yapıldığı yer göz önünde bulundurularak, rakip topu yandan oyuna sokar, ya da serbest atış yapma hakkı kazanır. Serbest atış hakkı adedi, faulun yapıldığı zaman, yer ve çeşidine göre değişir. Şut atışı sırasında faul yapılmış ve atış sayı olmamışsa, atışı yapan takıma iki serbest atış hakkı verilir. Eğer atış sayı olmuşsa, bir serbest atış hakkı verilir. Bir takım, bir devredeki "takım faul" sınırını geçmiş ve atış sahası dışında faul yapmışsa, o zaman bire-bir denen serbest atış hakkını kullanır. Bu atışta kural, ilk atış sayı olursa, ikinci atış yapma hakkı kazanmaktır. Bire-bir'de ilk atışı kaçıran ikinci atışı yapamaz, top potadan oyun alanına dönerse, oyun devam eder. Teknik faullerde (oyunu geciktirme, sportmenlik dışı davranışlar, hakeme itiraz, izinsiz oyuna girme v.b) iki serbest atış hakkı verilir.

Faul ve kural çiğneme [değiştir]
Basketbol oyununda fauller kişisel ve teknik faul olarak ikiye ayrılır. Kişisel fauller kendi arasında ikiye ayrılır: sportmenlik dışı, normal foul. Karşı takımın oyuncusunu tutmak, itmek, çelme takmak gibi hareketler kişisel faullerdir. Kişisel fauller de üçe ayrılır. Kasten ve belirgin biçimde yapılmamış faullere olağan fauller denir. Rakip takımın iki oyuncusunun aynı anda birbirine faul yaparsa, karşılıklı faul olur. Bir takımın iki oyuncusunun karşı takımın bir oyuncusuna aynı anda faul yapması da çoklu faul olarak adlandırılır. Fauller, kenar çizgisinden oyuna sokulmak üzere topun karşı takıma verilmesi ya da karşı takımın serbest atışlar kullanması biçiminde cezalandırılır. Kasıtlı faullerde iki serbest atış hakkı verilir. Serbest atışta top çemberden geçerse, atışı yapan takım bir sayı kazanır. Serbest atışları, faul yapılan kişi kendisi kullanmak zorundadır. İki oyuncunun birbirine aynı anda faul yapması olan çifte faulde, top orta yuvarlaktaki hava atışıyla oyuna sokulur. Bir oyunda beş faul yapan oyuncu oyun dışı kalır.
Oyunu geciktirmek, potayı tutmak, sportmence olmayan davranışlarda bulunmak ya da aynı anda oyunda beşten fazla oyuncu bulundurmak gibi durumlarda, hakemler teknik faul verebilirler. Teknik faul için verilen serbest atışı cezasını, karşı takımdan herhangi bir oyuncu kullanabilir. Bu serbest atıştan sonra genellikle atışı yapan takım orta kenar çizgisinden topu oyuna sokar.
Kural çiğneme: Bir basketbol maçında, oyun kurallarına aykırı olan hafif hatalara kural çiğneme denir. Kural çiğneme durumunda top rakip takıma verilir. Serbest atış alanında üç saniyeden fazla kalma, çifte sürme, topu yere vurmadan birden fazla adım atma, topu tekmeleme ya da topa yumrukla vurma, kural çiğnemedir. Topa son dokunan oyuncu, topu alan dışına çıkardığında ya da top kendindeyken sınır çizgisine bastığında da kuralı çiğnemiş olur. Topa sahip olan takım 24 saniye içinde potaya atış yapmak zorundadır. Bu süreyi değerlendiremezse top karşı takıma geçer.

Oyun süresi ve hakemler [değiştir]
Basketbol karşılaşmalarını, iki ya da üç orta hakem, bir sayı hakemi, bir 24 saniye hakemi ve bir de saat hakemi yönetir. Bazen sayı hakemine bir yardımcı eşlik eder.
Basketbol karşılaşması, genellikle 10’ar dakikadan oluşan 4 periyottan ve 2 devreden oluşur. İki devre arasında 15 dakika ara verilir. Beraberlik durumunda beşer dakikalık uzatma devreleri oynanır. Topun kurallara uygun olarak oyuna girmesiyle ve bir oyuncunun topa değmesiyle karşılaşma saati işlemeye başlar. Herhangi bir nedenle oyun durduğunda, saat de durur. Hakemin kolunu yumrukla yukarı kaldırması faulü işaret eder. Açık elin ortasına dikilen işaret parmağı ise mola istendiğini gösterir. Mola, bir takımın koçunun istediği kısa aradır. Koç takımının oyuncularına taktik vermek için mola alır. Takımlar bir maç sırasında toplam altı mola (1.devre 2. üç mola ve 3.devre 4. üç mola)alabilir. Maç uzaması durumunda, her uzatma devresinde takımlara birer mola hakkı daha verilir.4 saniye arasında topu elinde tutamaz. Çünkü 3 saniyeyi geçerse maç baştan oynanır hangi takımın elindeyse o takım sayı kaybeder.Nba de ise periyotlar 12'şer dakikadan oluşur.

1.12.2007

ÖĞRETMENLERİME TEŞEKKÜRLER

matematik:Hülya KOCABIÇAK
fen ve teknoloji:Hülya UYRA
sosyal bilgiler:Serhat LAÇİN
türkçe:Hamiyet ÜN
teknolojitasarım:S. Tuğba ÖZTÜRK ve ÖZLEM AYDIN
müzik:Özlem AYDIN
resim:Özlem AYDIN
din:Serhat LAÇİN
beden:Orhan ÖZDEMİR
ingilizce:Filiz ÇAKIRLI
bilgisayar:Bülent ÇİÇEK
tiyatro:Arzu ALIŞ
TEŞEKKÜRLER

28.11.2007

Seviye Belirleme Sınavı (SBS) orta öğretime yerleşirken ne derece etkili olacak?


Öncelikle şunu söyleyelim, orta öğretime yerleşirken uygulanacak puanın ismi, ortaöğretime yerleştirme puanı (OYP) olacaktır. Bu puan, 6. 7. 8. sınıfların, kendi içindeki oranlara göre hesaplanması ile sınıflara göre 6.sınıf OYP, 7.sınıf OYP, 8. sınıf OYP puanları belirlenecektir.Yeni sistemde 8. sınıfa gelen bir öğrenci daha önce aldığı OYP puanlarının ortalaması ile bir üst kuruma yani liselere yerleştirilecektir.Tablodan da anlaşılacağı üzere, seviye belirleme sınavının öğrencilerimizin orta öğretime yerleşme puanlarına katkısı, %70 olarak belirlenmiştir. (Oran sonradan değişebilir, şimdilik değişme yok.)Bunun dışında OYP ye katkısı olan diğer unsurlar, her senenin sorunda elde edilecek olan yıl sonu başarı puanı (Karne notlarından elde edilir.) OYP nin %25 ini oluşturacak.Geriye kalan %5 lik kısımı ise öğrencinin öğretmenleri tarafından değerlendirilmesi sonucunda elde edilen yöneltme ve davranış puanları karşılıyacak. (Davranış ve yöneltme öne çıkıyor.)Aydınlatıcı olduysam ne mutlu.

SEVİYE BELİRLEME SINAVI HAKKINDA (SBS)

Seviye Belirleme Sınavı Hakkında
SBS (Seviye Belirleme Sınavı)Milli Eğitim Bakanlığı, Ortaöğretim Kurumları Sınavı (OKS) yerine uygulanacak Seviye Belirleme Sınavı'nın (SBS) hazırlıklarında son aşamaya geldi. SBS'lerin ilk turu bu yıl haziran ayında, ders yılının sona ermesinden sonra yapılacak. Sınava ilköğretim 6 ve 7'ler katılacak. Halen ilköğretim 8'inci sınıfta okuyanlarsa bu yıl son kez olarak OKS'ye girecek. Eğitim sistemindeki son OKS, 8 Haziran 2008 tarihinde yapılacak. MEB, OKS sonrası uygulanacak yeni sistem uyarınca yapılacak SBS'nin hazırlıklarını tamamlıyor. Taslak yönergeye göre, ilköğretim 6 ve 7'nci sınıfların katılacağı SBS, 2008 yılından itibaren uygulanmaya başlanacak. Taslakta öngörülen takvime göre, ilköğretim 6'ncı sınıflar 22 Haziran'da, ilköğretim 7'nci sınıflarsa 29 Haziran 2008'de SBS'ye girecek. Sınav, bilgiye yönelik sorular yerine 'bilgiyi kullanmayı ölçen' sorulardan oluşacak. İçerikse öğrenci hangi sınıfta okuyorsa o yılın müfredatını kapsayacak. İlköğretim 6'ncı sınıflara 80 soru, ilköğretim 7'nci sınıflaraysa 90 soru yöneltilecek.

27.11.2007

MALAZGİRT SAVAŞI

Malazgirt Savaşı (Malazgirt Zaferi)Türklere Anadoluyu kazandıran, Selçuklu-Bizans Savaşı. Büyük Selçuklu Devleti Sultanı Alparslan ile Bizans İmparatoru Romen Diyojen kuvvetleri arasında, 26 Ağustos 1071 tarihinde, Doğu Anadoluda Malazgirt Ovasında meydana geldi. Bu muharebe, dinî, millî, siyasî, askerî neticeleri ve Türk-İslâm tarihinin en büyük zaferlerinden biri olması bakımından önemlidir. Selçuklu Türkleri, Malazgirt Meydan Muharebesinden yıllar önce, Anadolu içlerine gazâ akınları tertip ettiler. Bu akınlarda, Anadolunun, Türklerin yerleşmesine müsait coğrafî hususiyet ve zenginliklere sahip olduğu tespit edildi. Selçuklu Türklerinin Anadoluya akınları, Bizans Devletini telaşlandırdı. Akıncıların bu gazâlarında, Anadolu ahalisine terör ve tahribattan ziyade adaletle muamelesi, zalimleri ortadan kaldırmaları, can, mal, ırz emniyetini sağlamaları, bölge halkının Selçuklu idaresini gönülden tercih etmelerine yol açtı. Doğu hududundaki hadiseleri dikkatle takip eden Bizanslı idareciler; ülkelerinin bütünlüğü ve devletin bekası için tedbir almaya başladılar. Bizansın ancak meşhur tarihi entrikalarla yüzyıllardan beri Anadoluda hakimiyetini koruyabilmesi, zulme varan sıkı tedbirleri, halka kötü muamelesi, yerli ahalinin Türklerin idaresini tercih etmelerini daha da kolaylaştırdı. Bizans İmparatoru Romanos Diogenes (Romen Diyojen) iyi bir cengâverdi. Fakat hanedan mensubu değildi. Askerlik bilgisi, tecrübe ve cesareti, dul Bizans İmparatoriçesi Eudoxienin dikkatini çektiğinden, diğer aday ve teklifleri reddederek, 1068de Diyojeni tercih etmesine sebep oldu. Hanedan dışından bir şahsın Bizans İmparatorluğuna getirilmesi üzerine asiller, iktidara karşı cephe aldılar. Ülke içindeki muhalefeti tasfiye etmekle meşgul olan Diyojen, zekâ ve tecrübesine inandığı şahısları devlet kadrolarında vazifelendirip, Bizansın doğu hududundaki hadiseleri de dikkatle takip ettirdi. Ani ve Karsı zaptederek Aninin askerî mevkilerini tahrip eden Selçuklulara karşı, tahta çıkışından, 1071 yılına kadar her yıl sefere çıktı. 1068de Pozantıya, 1069da Paluya kadar geldi. 1070te de Kayseriye ordu gönderdi. Bu seferlerle, Bizans ordusunun muharebe kabiliyeti ve tecrübesi arttırılıp, disiplinli olması sağlandı. Selçuklu akınlarının Ege Denizine, Marmaraya kadar uzanması ve 1071�de Şiî-Fâtımî Devletinin, İslâm ülkeleri ve Abbasî Halifeliği için tehlike arz etmesi üzerine, Mısır Seferine çıkan Selçuklu Sultanı, Suriyede bulunuyordu. Türklerin Suriye topraklarındaki harekâtını haber alan Bizans İmparatoru Diyojen, doğuya hareket etti. Hareketinden önce verdiği nutukta azmini şöyle belirtiyordu: Doğu hudutlarımızda büyük bir İslâm tehlikesi belirmiştir. Bu tehlikeyi büyümeden ortadan kaldırmalıyız. Ordunun başında; bu tehlikeyi kesin olarak kaldırmaya gidiyorum.Romen Diyojen, 13 Mart 1071de İstanbuldan 200 000den ziyade Frank, Norman, Slav, Gürcü, Abaza, Ermeni ve Rumelide yaşayan İslâm dînini kabul etmemişPeçenekTürklerinden de ücretli asker alarak Anadoluya geçti. Bütün kaynaklarını seferber ederek hazırladığı ordusuna güvenen Diyojen, Bizanslılara büyük zaferle dönmeyi vaad ediyordu. Sivasa gelen Diyojen, bu bölgedeki Ermeni Prensleri ile ahalisini, toptan öldürttü.Ermenilerin askerlerine yağma ettirdi. Sivastan hareket etmeden önce, generalleri ile harp meclisi kurdu. Bu harp meclisinde, muharebenin, alınacak karar, plan ve hedefi tayin edilecekti. Gerçi Diyojenin plan ve hedefi kafasında çizilmişti. Bu, Türklerin Anadoluya bir daha akın yapmamalarını sağlayacak bir plandı. İranın içlerine ilerleyecek, Türkleri daha da doğuya sürecek, başşehirlerini zaptedecekti. İmparator, yalnız Anadoluyu elinde bulundurmak ve Türkleri yok etmek değil, bütün İslâm ülkelerini de almaya karar vermişti. Horasan, Rey, Irak-ı Acem ve Arap, Suriye valiliklerini komutanlarına vermeyi tasarlamış ve hattâ vaad etmişti. İstilâ edeceği İslâm ülkelerindeki camilerin yerine kiliseler açmayı ve bu suretle İslâm dinini ortadan kaldırmayı da aklına koymuştu. Harp meclisinde, generallerden, takip edilmesini lüzumlu gördükleri tekliflerin, ortaya konmasını istedi. Sivastaki harp meclisinde, yapılacak harekâtın plan ve hedefi hakkında, iki ana teklif ortaya çıktı. Birincisi; Bizans ordusunun en bilgili ve tecrübeli komutanlarından Rumeli ordusu kumandanı General Nikefor Bryennes ile iyi bir stratejist ve tecrübeli bir komutan olan Türk asıllı general Magistors Tarkhal'dan (Jozeph Tarhchaniotes) geldi. Bu iki general, hudut boylarındaki tecrübelerine dayanarak, Türklere karşı çok ihtiyatlı harekâta girişmeyi tavsiye edip, ordunun Erzuruma kadar ilerleyerek, burada Türk Ordusu ebeye zorlayacak ve kışkırtacak bir tertibin alınmasını, bu suretle muharebenin kendi toprakları içinde yapılarak lojistik desteğin kolaylaştırılmasını ve Türklerin istifadesine yarayacak her türlü maddî imkânların tahrip edilmesini teklif ettiler. Bu teklife karşılık, İmparatora hoş görünmek isteyen ikinci teklif sahibi muhalif generaller ise, hedefin daha derin olmasını ve ordunun vakit kaybetmeden Erzuruma varıp, İrana yönelmesini ve Türk ordusu ile nerede rastlanırsa orada, daha ziyade Türk ülkeleri içinde harp edilerek yok edilmesini teklif edip, birincileri korkaklıkla itham ettiler. Bu son teklif, esasen Bizans İmparatorunun planına uygun düştüğünden, ordunun doğuya hareketini emretti. Bizans ordusunun doğuya hareketini haber alan Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan, Mısır Seferinden vazgeçti. Suriyeden geri dönüşte, önce doğuya yönelerek, gerekli savaş hazırlıklarını yaptı. Bu arada karakulakları (casus) vasıtalarıyla da Bizanslılara, Türklerin Reye çekildiği haberlerini yaymakta idi. Nihayet Diyarbekirden kuzeye yöneldi ve Bizansın beklemediği bir anda, Malazgirtin doğusunda ordugâhını kurup savaş hazırlığına başladı. Alparslan, muharebe azmiyle ordugâh kurarken, önceden, düşmanla dövüşeceğini Bağdattaki Abbasî Halifesine bildirdi. Büyük Sultan, savaş başlamadan evvel, Halife El-Kâim'in (1031-1075) gönderdiği İbnül-Mahlebanı (İbn-i Mühelban), değerli komutanlarından Sav Tiginle birlikte Diyojene elçi gönderdi. Sultan Alparslanın heyeti, 25 Ağustos 1071 sabahı, Bizans ordugâhında hafife alınıp, hakarete uğradı. Diyojen, heyet başkanına; Kışlamak için İsfahanın mı, yoksa Hemedanın mı daha iyi olduğunu sordu. Sulh teklifini şiddetle reddedip; Sultânınıza söyleyiniz; kendileriyle sulh müzakerelerini Reyde yapacağım, ordumu İsfahanda kışlatıp, Hemedanda sulayacağım dedi. Heyet başkanı da, Diyojene; Atlarınızın Hemedanda kışlayacaklarından ben de eminim, fakat sizin nerede kışlayacağınızı bilemiyorum diyerek, gereken karşılığı verdi. Sultan Alparslan, muharebe öncesi Halifeden dua talep etti. Abbasî Halifesi, camilerde cuma hutbesinde Alparslan ve ordusunun muzaffer olması için okunacak hutbe metni gönderdi. Muharebe gecesi, Alparslan, ayırdığı bir kuvvetle Bizanslıları, atılan ok ve naralar ile bütün gece tâciz ederek yorgun bir hâle düşürdü. Selçuklular, Bizanslı safında bulunan Türk asıllı birliklerle temas kurdu. Onların, Bizans ordugâhından ayrılarak Selçuklu ordusuna katılmalarını temin etti. Malazgirt Muharebesinde Bizans ordusunun kumanda kademesi şu şekilde idi: Merkezde Bizans İmparatoru Romen Diyojen olup, yanında hassa ve seçkin birlikler vardı. Sağ kanatta, Anadolu ordusu kumandanı Mikhail Attalicpiates; sol kanatta Rumeli ordusu kumandanı Nikefor Bryennes; ihtiyatta da Andronikos Doucas vazifeliydi. Bizans ordusunun taktiği, Türkleri imha etmekti. Sultan Alparslan kumandasındaki kırk bin kişilik Selçuklu ordusu, yarım hilâl şeklinde tertibat aldı. Hafif süvâri kıtaları, kanatlara yerleştirildi. Ordu merkezi, düşman karşısında birleşmeden yavaş yavaş geri çekilecek ve onu hırpalayacak, at üstünde atan süvariler, düşmanın yan ve gerilerine taarruz ederek, Bizans ordusunu dağıtmaya çalışacaklardı. Taarruza katılan düşman süvarisi ezilerek geri atılacaktı. Bu şekilde ilerleyen düşman ordusu, karargâhından kâfi derecede uzaklaştıktan sonra, baskın kıtaları, düşmanın gerilerine taarruz edecek, asıl ordu da, bir ağırlık teşkil ederek, düşmanın kanatlarından birine taarruzla, onu yıktıktan sonra saldırıyı diğer kanada çevirmek suretiyle sonuca gidilecekti. Selçuklu Sultanı Alparslan, âlim ve devlet adamlarının tavsiyesiyle, muharebeyi Cuma günü yapmayı tercih etti. 26 Ağustos Cuma günü askerlerini toplayan Alparslan, atından inip secdeye vardı; Yâ Rabbî sana tevekkül ediyor, azametin karşısında yüzümü yere sürüyor ve senin uğrunda cihad ediyorum. Yâ Rabbî niyetim hâlistir. Bana yardım et; sözlerimde hilaf varsa beni kahret! diye dua etti. Sonra askerlerine dönerek; Burada Allahü teâlâdan başka bir sultan yoktur, emir ve kader Onun elindedir. Bu sebeple benimle birlikte cihad etmekte veya benden ayrılmakta serbestsinizdedi. Askerler coşarak hep bir ağızdan; Asla emrinden ayrılmayacağız karşılığını verdiler. Sonra hepsi ağlayarak helâlleştiler. Sultan, beyazlar giydi. Atının kuyruğunu bağlayıp, eline er silâhı olan gürzü alıp, şöyle hitap etti: Askerlerim! Şehit olursam, bu beyaz elbise, kefenim olsun. O zaman rûhum göklere çıkacaktır. Benden sonra oğlum Melikşahı tahta çıkarınız ve ona bağlı kalınız. Zaferi kazanırsak, istikbal bizimdir. Bu nutku, hitabet sanatının ve muharebe öncesi psikolojik şartların, bütün inceliklerine sâhipti. Askerler coşup, şevke geldi. Cuma namazından sonra başlayan muharebede Sultan Alparslan, fevkalade bir muharebe taktiği uyguladı. Bozkır çevirme hareketiyle, Türk ordusu hilâl şeklinde yayıldı. Muharebenin başlamasından iki saat sonra, Peçenek ve Uz Türkleri, Bizanslılardan ayrılıp, millî bir his ile, Müslüman Selçuklu Sultanına tâbi oldular. Mezhep baskısı sebebiyle Bizanslılara kırgın ve kızgın bulunan Ermeni kuvvetleri de, muharebe meydanını terk etti. Bu hadiseler, Bizanslılarda manevî bozguna yol açtı. Bizans ordusunda Türklerin ok, gürz ve kılıcından kurtulanların, akşam teslim olmaya can attıkları görüldü. Cengâverliğine rağmen hiçbir şey yapamayan mağrur Bizans İmparatoru Diyojen, yaralı halde bütün mâiyeti ile birlikte esir edildi. Malazgirt meydanındaki mücadeleden yenik çıkan İmparator, Sultanın huzuruna getirildiğinde, utancından başını kaldıramıyordu. Sultan Alparslan, onu nezaketle kabul edip oturttu, gönlünü aldı. Diyojen, muharebe öncesi, muazzam ordusunun Türkleri muhakkak yeneceğine inandığını itiraf etti. Sultan Alparslan; Eğer zafer sizin olsaydı, bana ne yapardın? diye sordu. Diyojen, öldürteceğini açıklayamadı. Kamçılardım cevabını verdi. Alparslan; Benim size ne yapacağımı düşünüyorsunuz? diye sordu. Ya öldürtürsünüz, yahut İslâm memleketlerinde bir esir gibi dolaştırır, süründürürsünüz. Belki de... Fakat onu düşünmek bile istemiyorum; mümkün görmüyorum, ama... Belki de, affedersiniz!dedi. Alparslan, yenilgiye uğramış bir insanı daha da küçük düşürmek istemedi. Bizans İmparatorunu affetti. Ağır şartlarla antlaşma imzaladı. Fakat Romen Diyojen, dönüşünde Bizanslılar tarafından, Türklerden görmediği hakaretlere uğrayıp öldürüldü. Yeni Bizans İmparatoru Yedinci Mihail, Diyojenin Türklerle yaptığı anlaşmayı kabul etmedi. Kazanılan büyük zaferden dolayı Abbasî Halifesi, Sultana tebrik ve teşekkür mektupları gönderdi. Birçok İslâm şairi, Alparslanı öven kasideler yazdılar. Türklerin yeni yurt edinmesini sağlayan Malazgirt Zaferinden sonra, on beş yıl içinde, Anadolu ele geçirildi. Bu zaferle, Anadolunun tapusu, Türklerin eline geçti. Bu bakımdan, Malazgirt Zaferi, Türk ve dünya tarihinde bir dönüm noktası oldu. Anadoluya, burayı vatan edinen Selçuklu Türkleri ile diğer yerleştirildi. Bozkır kültüründen, İslâm medeniyeti dairesine bütünüyle giren Türklerin dünya görüşü daha da gelişti. Doğudan gelen göçebe Türkler, Anadoluda yerleşik medeniyete geçirildi. Şehirler kurup geliştirerek kültür, sanat, sosyal müesseseler tesis edildi. Kıymetli mîmarî eserlerle, bu yerleşim merkezleri süslendi.
__________________